20 Aralık 2009 Pazar


Uyuyordu.

Kimin olduğunu bilmediği bir yatakta uyandı. Geceye dair anılar aklına geldikçe sıkıldı.

O anda banyodan gelen su sesini duydu.

Bu evden çıkmalıydı. Derhal. Yere attığı kıyafetleri giymeye başladı.

Kapıdan çıkarken, hissettiği huzursuzluk arttı. Koşturarak merdivenlerden inmeye başladı.

Koşmaya devam ederken arkasından birinin geldiğini fark etti. Artık çok geçti. Ormandan içeriye girmişti bile.

Ağaçların arkasında bir gölge. Bu o muydu?

İlerlemeye devam etti.

Koşmaktan ciğerleri yanıyordu. Bir ağaca dayanıp dinlenmeyi denedi. Ama bulunmak istemiyordu. Tekrar koşmayı denedi. Birden ayakkabısının teki ayağından çıkıverdi.

Diğer tekini de kendisi fırlattı, attı. Başı dönmeye başlamıştı. Daha fazla koşmaya danayamıyordu. Her şey karardı. Boylu boyunca çimlerin üzerinde yatıyordu.

Başından beri onu takip eden kadın, en sonunda yerde duran ayakkabısını buldu. Biraz ileride baygın halde yerde yattığını biliyordu. Gülümsedi çünkü ondan kaçış yoktu.
















Hiç yorum yok: